15 Mayıs 2013 THY Grevi
Yasal hak: Grev
Dayanak: Anayasa
Gerekçe: İnsanlık dışı çalışma saatleri ve şartları.
Geçmişin Pratiği: Geçen sene benzer bir eylem (1 günlük iş bırakma) sonucunda 305 kişinin hukuka dayanmayan nedenlerle işten çıkartılması. Bu kişilerin açtıkları işe iade davalarını kazanmaları ve yargıtayın onaylamasına rağmen THY’nin bir adım bile geri adım atmaması. Hükümetin THY’nin hukuk dışı eylemlerine arka çıkması. Basında yalan yanlış haberlerin çıkması. Bolca “Grev yüzünden Halk mağdur edildi!” edebiyatının yapılması…
Bugünün Realitesi: 15 Mayıs 2013 tarihinde yapılacak Grev’i, çalışanlarını tehdit ederek, aba altından sopa göstererek kırmaya çalışan THY yönetimi ve hükümetin sayesinde egemen basında konuya dair tek bir objektif haberin yer almaması, mevcut haberlerde ise sadece Hava İş sendikasına ve THY çalışanlarına bok atılması, çok para almakla, halkı mağdur etmekle suçlanmaları. Sonuç itibariyle halkın maniple edilmesi ve adeta halka Grev Kırıcılığı gömleğinin giydirilmesi.
Halka Sesleniş: Erk sahiplerinin ve medyanın gazına gelmeden kendimizi onların yerine koysak ve Martin Niemöller’in 1937 yılında söylediklerine azıcık kulak mı kabartsak acaba?
Başar
Bebeklerim için isim arıyorum. İkisi de kız. Biri kara,öbürü alabula benim gibi. N’apsak?
Kedi


Balat çarşısı, eski parlak günlerine kıyasla çok daha sakin ama hala çok özel. Eski sinagogların, kiliselerin çevrelediği semtin eski binaları, AB fonlarıyla kısmen restore edildi. Peki Balat’ın hikayesi ne?
Balat’ın ilk sakinlerinin Makedonya’dan gelen Yahudiler olduğunu biliyor…
Doğa işte. Bi’şey de diyemiyon ki!
Votteyze
Vade farksız, peşinatsız, 24 ay taksitle alabileceğim şeyler olacak elbet. Olmuştur da. Mal-mülk yalnızca biz insanlar için nihayetinde. Ama başka şeyler de var be… Yine yalnızca insanlar için olan daha çok şey var!
Hayır. Romantik tarafıma dalıp aşktan, sevgiden bahsetmicem bu sefer. Daha başka şeylerden, daha başka duygulardan bahsedicem:
Ölümü düşünmek mesela… Ya da birinden içten içe nefret etmek… Ya da yalan söylemek mesela… Üşenmek, ertelemek, hırslanmak, bağımlı olmak, unutmak, unutamamak…
Bu bahsettiğim şeyleri de taksitle filan satabilsek keşke. Ya da istedi mi atabilsek içimizden. Eski filmlerdeki kadar sapına kadar iyi ya da büsbütün kötü insanlar olabilsek keşke.
O değil de bu karmaşa bitiriyor bizi, benden söylemesi!
Votteyze




